Esogu.net Mönü



Şifremi Unuttum?
KAYIT OLUN
Kısayollar
Yeni üyeler
Reklam

Esogu.net PR 4
Bu alana reklam vermek için bizimle iletişime geçebilirsiniz Esogu.net +GooglePlus
Bugün Girenler
(Gece 00:00 itibariyle)
Esogülü
Bugün kimse girmemiş

Mesaj kutunuzdaki mesajları (yükleniyor yazısının gitmesini beklemeden) ardarda tıklayarak silebilirsiniz
Üniversiteden haberleri duyuruları güncel olarak esogu.net sitemizden takip edebilirsiniz.

İçeride;
27 Öğrenci
3 0 Gizli
3 Yöneteci

Esogu Harici Giremez

17,5 Yaş ve Üzeri İçin

BAHAR

2009-07-20

Mustafa Necati Karaer, “Geçen Bahar” isimli, yaşlılıkta gelen baharı anlattığı şiirinin ilk bölümünde der ki;

       Yine getirdiğin yeşil bir sis

       Bahar, of bahar.

       Ellerim bilekten kesilmiş,

       Ben sizi tutamam artık

       Dallar, of dallar.

       Baharın kırk çeşidinden birisidir burada anlatılan. Türk edebiyatının en güzel imgelerinden birisiyle başlar şiir. “Sis”in beyazını, koyu beyazını, hatta Fikret’in söyleyişiyle dûd-ı muannid(inatçı duman)ini bilirdik ama, “yeşil”e bürünmüş hâlini ilk defa Karaer’den duyduk. Baharla birlikte yeşil bir sisle kaplanır her yer. Bu, şaire göre görünen kısmıdır baharın. Bir de gönüllere düşen cemre, gönüllere gelen bahar vardır. Bazen sevgiyle gelir bu bahar, bazen coşkuyla, bazen aşkla. Yaşlı gönüller, bütün bu güzellikleri kaldıramayacak kadar yıpranmışlardır. Bu yüzden, adeta bilekten kesilmiş güçsüz elleriyle yeşermiş, çiçeklerle süslenmiş/bezenmiş dalları -yani bütün coşkusuyla hayatı- tutamazlar artık. Başlarını döndürür yeşil sis, önlerini göremez hâle gelirler, ama yapacak bir de şey yoktur.

       Sanırım baharı anlatmaya tersten başladık. Tabiî ki baharın en güzeli gençlikte gelen bahardır. Bir çok sürprizle birlikte gelir. Göz açıp kapayana kadar da geçer. Hatta sembolik anlamda gençliğin kendisi de bir çeşit bahardır. Yeni tohumların ekildiği, meyveye duracak ağaçların dikildiği…

       Uzun bir kıştan sonra kapımızı çalan bahar mevsimiyle birlikte benim en çok doğa çeker dikkatimi. Çünkü o, her uzvuyla, her parçasıyla karşılamaya çalışır bu misafirini. Sarı papatyalarıyla, kırmızı gülleriyle, erguvanlarıyla, ıhlamur çiçekleriyle sevgisini sunar ona. Irmaklar daha hızlı akmaya başlar, sanki “hoş geldin, hoş geldin” diye seslenmeye çalışırlar. Kuşlar cıvıl cıvıldır, çocuklar gibi. Ve güneş her sabah mutlulukların haberini getirir. Ay saadetlere tanıklık eder. Yıldızlar muzip muzip göz kırparlar…

       Biz insanların ne kadar çok öğrenecek şeyimiz vardır aslında bahardan. Yüzümüz çiçek açmalı mesela, gözlerimiz yıldız yıldız parlamalı, mehtabın romantizmi yansımalı gönlümüze ve ırmakların coşkusu damarlarımızda…

       Bir sabah erkenden uyanıp çiçekler üstünde güneşin doğuşuna tanıklık etmek isteyen, ama hiçbir zaman bu isteğine kavuşamayan çiğ tanelerini ziyaret etmeliyiz. Onun her sabahki bu güzel inadını örnek almayız bütün güzel işlerimizde, karınca kararınca. Bizim de üzerimize çiselemeli bahar yağmurları.

       En önemlisi de baharla gelenin baharla gitmemesi yüreğimizden. Her bahar, bize bir yıl yetecek coşkuyu içimizde biriktirmeliyiz içimizde. Bir yıllık tasamızı gidermeli bahar. Bakın şair ne güzel demiş;

Bu sabah mutluluğa aç pencereni, 
Bir güzel arın dünkü kederinden.
Bahar geldi, bahar geldi güneşin doğduğu yerden, 
Çocuğum uzat ellerini…


       Sen şiirler gibi güzel, şarkılar gibi duygulu, bebekler gibi masumsun.

       Ve seni, her şeye rağmen, insanlığa yeniden dirilişi, yeniden güzelliği, yeniden canlanmayı ve yeniden insan olmayı hatırlattığın için çok seviyorum.



MUHARREM DAYANÇ


Yazdır | Yazıyı Gönder | Bu yazı 6849 kere okunmuş.



Eylül
Etkinlik Takvimi İçin Tıklayın

Esogu Öğrenci Bilgi Sistemi
Tüm Etkinlikler İçin Tıklayınız
  Yeni Etkinlikler

#Bu da Bitti#
Resimler Atildi:)

BiTTi :)
Resimler Atıldı




 Biten Son Etkinlikler
Esogu.net Recep İvedik 3 İzletisi
Etkinlik Bitti
Resimler Atılıyor...
Esogu.net Kahvaltı
Bitti - Fotoğraflar Atıldı
Esogu.net Kahvaltı ve Bowling
Fotoğraflar Atıldı...